DİYET YAPARKEN DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR.
Birçok kişi diyet yaparken kulaktan dolma bilgilerle farklı
yöntemler dener, oysa ki bu yöntemlerde genellikle birçok yanlış
vardır.
Diyet yaparken doğru bilinen yanlışları sıralayacak olursak,
“Ekmeğin diyetten tamamen çıkarılması gerektiği inancı tamamen
yanlıştır. Ekmek bizim için en önemli ve en doğru karbonhidrat
kaynağıdır. Ekmeksiz bir beslenme programı düşünülemez. Tam
buğday, çavdar ve tam tahıllı ekmekler hem glisemik kontrolü
sağlamaya, hem de enerji ihtiyacımızı karşılamaya yardımcı olur.
Alınması gereken enerjiye göre, miktarlarına dikkat ederek ekmek
tüketmemiz kilo almamıza değil, sağlıklı beslenmemize katkıda
bulunacaktır. Protein ağırlıklı yemek yemenin sağlıklı kilo kaybı
sağladığı inanışı da yanlıştır. Protein ağırlıklı beslenmede, vücut
proteinleri sindirmek için çok fazla enerji harcar ve zayıflama olabilir.
Ancak proteinlerle birlikte çok fazla yağda vücuda gireceği için kan
yağlarında yükselme ve koroner kalp hastalıkları ortaya çıkabilir. Gut
hastalığı gelişebilir. Ayrıca, proteinler vücuttan atılmak için kemikten
kalsiyum çeker ve buda kemik erimesine neden olur.
“Meyve kilo aldırmaz, istediğim kadar yiyebilirim”
uygulamasının da yanlış olduğuna dikkat çekmek gerekirse diyet
süresince bol meyve ve çiğ sebze tüketebileceğimizi düşünürüz. “Ne
de olsa kalorisi yoktur”deriz. Çiğ sebze için sınırlama yokken meyve
için aynısı geçerli değildir. Çünkü meyveler şeker oranı yüksek
besinlerdir ve basit şeker içerirler. Almanız gereken kaloriye bağlı
olarak değişmekle beraber, günde ortalama 3-4 porsiyon meyve
tüketebilirsiniz. Özellikle glisemik indeksi düşük olan meyveleri ana
öğünler yerine, en uygun olan ara öğünlerde miktarlarına dikkat
ederek tüketmemiz gerekir. Maydanoz suyunun zayıflattığı inanışı da
yanlıştır. Maydanozun idrar söktürücü etkisi vardır. İdrar kaybı
nedeniyle insan kendini hafiflemiş hisseder. Kilo kaybına ve yağ
dokusu azalmasına hiç bir faydası yoktur. Ayrıca, sauna gibi sıcak
ortamlarda terlemenin zayıflattığının bilinmesi de yanlıştır. Sauna gibi
sıcak ortamlarda terleyerek kaybedilen yağ değil sudur. Bu gibi sıcak
ortamlar, organizmanın toksinlerden arınmasını, kasların gevşemesini, kırgınlığın atılmasını sağlar, ancak zayıflatmaz. Kilo kaybetme
açısından bakacak olursak, soğuk sıcaktan daha etkilidir. Sabahları aç
karnına limonlu ve sirkeli su içmenin zayıflattığı inancı da yanlıştır.
Limonun bağırsakları çalıştırıcı özelliği vardır. Limonlu ve sirkeli su
vücuttaki asitleri temizlemeye yardımcı olur. Asitleri nötralize etmek
yağların serbest kalmasını sağlar. Ancak bu yağlar, sadece diyet ve
egzersiz yaparak yakılabilir. Yani soğuk ya da ılık suyun veya limonlu
suyun zayıflatıcı hiç bir etkisi yoktur.”
“Kan şekerim düştü, tatlı yemeliyim” düşüncesinin de yanlış
olduğunu belirtmek gerekirse, “Kan şekeriniz düşüp, eliniz ayağınız
titriyorsa, asla tatlı yemeyin. Peynir ekmek daha iyi bir seçimdir. Tatlı
yiyebilecekler sadece insülin kullanan şeker hastalarıdır”